Mücadelemizi güçlendiren ‘Bir Adım’

Bir Adım Daha inisiyatifi olarak, erken seçimin açıklanması hemen ardından 14 Mayıs’taki basın açıklamamızda şu sloganla yola çıkmıştık: “Tek adam rejimine karşı, çoğulcu ve demokratik bir ülke için barajları aşalım, HDP ve Demirtaş’a oy verelim.” Takip eden bir aydan uzun sürede, bu doğrultuda “etkin ve bağımsız” bir dayanışma çalışması gerçekleştirmek için yoğun çaba sarf ettik.

Tek adam rejimine geçişin ilk çıkışı 7 Haziran seçimleri itibariyle, bunun karşısına “Seni Başkan yaptırmayacağız” diyerek barajları yıkma hedefiyle çıkan HDP ile bu rejimi durdurmak için sosyalist solun seçim siyasetinden bağımsız bir çalışma örgütlemesinin mümkün olmadığına kanaat getirenlerdik. Hem 7 Haziran hem sonrasında benzer deneyimlerden geçenler olarak, bu baskın seçim sürecinde de pasif bir seçim çalışması düşünülemezdi, bizler de bu önemle ele aldık, bu doğrultuda HDP ile dayanışma gösterdik.

Dayanışmamızı salt kağıt üzerinde destek açıklamakla bırakmayı reddettik, fillen hayatın içinde örgütledik; seçim faaliyeti ile sokak çalışmasını birleştiren bir hat çizdik.

Merkezi noktalarda her gün düzenli biçimde açtığımız çadırların yanı sıra, Avcılar’dan Kartal’a, oradan Ankara’ya, çok sayıda mahallede bildiri dağıtımları gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını talep etmek için Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledik. Ardından hukuksuzca tutulduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde kendisini ziyaret ettik. Ayrıca seçim sürecindeki adaletsizlikleri protesto için ‘Sandıklar taşınamaz’ sloganıyla Beyoğlu seçim kurulu önünde eylem yaptık.

Tek adam rejimine karşı mücadele, elbette taleplerimizin çok farklı alanlarda da dile getirilmesini gerekli kılıyordu: Bu nedenle, ekonomik krizin şiddetlenmesi ve doların yükselişi karşısında, ‘Ekmeğimizi küçültenler gidecek’ sloganıyla Şişli İşKur önünde bir eylem gerçekleştirdik. Grevdeki Flormar işçilerini ziyaret ederek, farklı alanlardaki mücadelelerin kesişmesinin önemini vurguladık. Gençliğin geleceğini geri almaya yönelik temel taleplerimizi dile getirdik.

Dahası, böylesi kritik bir süreçte sosyalistlerin bir araya geldiği birleşik zeminlerin öneminin bilinciyle, HDP’ye destek veren diğer inisiyatiflerle ortak çalışmalar da örgütledik.

Tüm bu yoğun çaba boyunca demokratik bir işleyiş sürdürmek için, açık çağrılı meclis biçimindeki haftalık toplantıların yanı sıra Yoğurtçu Parkı’nda geniş katılımlı bir forum düzenledik; tüm kararlarımızı yatay bir biçimde aldık.

Toplumun en az yarısı tek adamı durdurmak için politize olup mücadele ederken sosyalistlerin alternatifsiz ve pasif kalması başka gündemleri önüne alması bu kritik seçimde de, bundan öncekilerde olduğu gibi mümkün değildi. Tüm sonuçlarıyla aktif ve bağımsız bir seçim çalışmasının deneyimini elde ettik.

Tek adam rejimi dördüncü denemesinde az bir oy farkı ile seçimleri kazanmış olabilir.
Gelinen noktada HDP’nin seçimlerde aldığı oy, özellikle de ülkedeki yoğun baskı koşulları düşünüldüğünde, ciddi bir kazanım anlamına geliyor. Ancak hiç şüphesiz, Erdoğan’ın ilk turda başkan seçilmesiyle beraber, ülkede uzun süredir devam eden rejim değişikliği sürecinin tamamlandığı gerçeği de apaçık ortada duruyor. MHP’nin geldiği kritik konum ise rejimin milliyetçi, otoriter tonunun daha da artmasını beraberinde getirebilir.

Bu nedenle, ilerleyen süreçte yoğunlaşmasını öngörebileceğimiz baskı koşulları altında, Bir Adım Daha gibi İnisiyatiflerin önemi daha da artacak: Birey ve yapıların ortak bir hat etrafında, meclis biçiminde demokratik bir işleyiş çerçevesinde vereceği birleşik mücadeleye olan ihtiyaç büyüyecek.

Bütün zorluklara ve seçim sonuçlarına rağmen Bir Adım Daha çalışmasından güçlenerek çıktık. Son derece kısa bir sürede yürüttüğümüz bu birleşik faaliyetin, hepimizi bekleyen mücadeleler için anlamlı bir örnek oluşturabildiğini umut ediyoruz.

Bir Adım Daha İnisiyatifi