Gençliğin Geleceğini Geri Almak İçin Bir Adım Daha

Seçim günü yaklaşırken meydanlarda, televizyonda, sosyal medyada vaatler dinliyoruz. Cebini siyaset yaparak dolduranlar, biz gençlerin oylarını alabilmek için art arda vaatlerini sıralıyorlar. Daha düne kadar umursamadıkları bizlerden oy istiyorlar.

24 Haziran’da seçimimizi yapmadan önce durup bir düşünelim: Ne haldeyiz, bizi nasıl bir gelecek bekliyor?

Bizlerin fikri sorulmadan değiştirilip duran sınavların cenderesinden sağ çıkanlarımız, bir yandan okurken bir yandan garsonluk, anketörlük gibi geçici, güvencesiz işlerde çalışmak zorunda.

Çok daha büyük kısmımız üniversite kapısından adım atamadan, eğitimin önceki aşamalarında sınıfsal, cinsel, etnik ayrımcılık nedeniyle eleniyor. İşçi, memur çocuğu olduğu için. Kadın olduğu için. Kürt olduğu için.

Bu tabloya rağmen hala karşımıza geçip, utanmadan bize her şeyin yolunda olduğu yalanını söylüyorlar. Çok çalışan mutlaka başarır diyorlar.

Çalışıyoruz. Sadece okulda da değil. Sadece ders takip etmekle, ödev hazırlamakla kalmıyoruz. Okul harçlığımızı veya taksitimizi çıkarmak için işçilik de yapıyoruz.

Peki tüm bu çabalarımız karşılığında ne veriyorlar bize?

İşsizlik ve güvencesizlik veriyorlar. Yarın ne iş yapacağımıza, nasıl bir hayat yaşayacağımıza dair belirsizliği veriyorlar. Bunun yarattığı karamsarlığı veriyorlar. Çabalarımızın karşılığı olarak bize verilen bu işte.

Ama hemen karamsarlığa kapılmayalım. Sorunlarımızı çözmeye yetecek gücümüz olduğunun farkına varırsak bu tabloyu değiştirebiliriz. Ortak sorunlarımızı çözmek için biraraya gelebilir, mücadele edebiliriz. Geleceğimizi çalan hırsızların elinden insanca bir hayatı alabiliriz.

Kalabalık olan onlar değil, biziz.

Anne babalarımızın mezarda emekliliğe mahkum edildiği çalışma hayatında, bize reva görülen kayıtdışı işlerde yıllarca çalışıp sigorta girişi dahi olmayanlarız.

Öğrencisi, hocası ve diğer çalışanlarıyla bizden sorulması gereken üniversiteleri bölünenleriz.

Evrim eğitiminin yasaklanmasına, bizi okullarımızın sahipleri olarak görmeyenlere, anadilde eğitimin önündeki engellere karşı bilimsel, demokratik ve anadilde eğitimi savunanlarız.

Suçları barışı savunmak olan, KHK’lerle ihraç edilen, işsiz bırakılan hocalarımızla omuz omuza duranlarız.

O zaman yolumuzu ceylan derisi koltuklarda tatlı uykulara dalan siyasetçilerle değil, gençlerin hak ve taleplerini savunanlarla birleştirelim. Biz kabus görürken tatlı rüyalar görenlerin kabusu olalım, amaçları bizimle bir olanlarla aynı düşü sahiplenelim.

24 Haziran’da geleceğimizi geri almak için güçlü bir adım atalım!
Sis kalksın, yolumuz açılsın diye oyumuzu HDP’ye ve Demirtaş’a verelim!

”En güzel ülke gençlerine umut veren ülkedir”
Eğitim, sağlık, beslenme, barınma, ulaşım, spor, sosyal ve kültürel gelişim gereksinimlerinin nitelikli ve parasız karşılanması bir gençlik hakkıdır. Bu hakkın hayat bulmasını sağlamak için…

18 yaşındaki her yurttaşın sokakta, üniversitede, lisede, siyasal yaşamda söz, yetki, karar ve katılım hakkı önündeki tüm anayasal engelleri kaldırmak için…

İşe alımlarda torpil ve kayırmacılığa son verip, liyakata dayalı, bilimsel ölçütleri uygulatabilmek için…

İşsiz gençlerin sosyal güvenlik sistemine dâhil olması ve işsizlik sigortasından faydalanmasını sağlamak için…

Stajyer ve çıraklık şeklinde kamufle edilen yeni kölelik koşullarını önleyici tedbirler alınması, psikolojik baskı, tehdit, taciz, angarya, ücret eşitsizliğine karşı önlemler geliştirilmesini sağlamak için…

Gençler için internet erişiminin bir hak olduğu anlayışıyla sansürsüz, ücretsiz ve özgür internet erişimi için…

Tüm üniversite öğrencilerine ücretsiz yurt ve barınma imkânı için, KYK burslarını karşılıksız hale getirmek için; bursları en az 750 TL’ye çıkarmak, üniversite ve yurt yemekhanelerini ücretsiz hale getirmek için…

Tekçi, cinsiyetçi, mezhepçi, ırkçı eğitim müfredatını lağvederek bilimsel, laik, demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, anadilinde eğitimi esas alan yeni bir eğitim müfredatını hayata geçirebilmek için…

Her yıl adı, içeriği, biçimi değiştirilen OKS, SBS, TEOG, LYS ve YGS gibi tüm merkezi sınavlardan kurtulmak için…
Üniversiteleri demokratik, özerk ve çok kültürlü, toplum ve doğa yararına araştırma yapan kurumlar olarak yeniden inşa etmek, üniversitelerimizin bölünmesine izin vermemek için…

Rektör ve dekanlar üniversite bileşenlerince seçilebilmesini, öğrenci meclisleri üniversite kurullarında söz sahibilmesini sağlamak için…

YÖK’ü ve şu anki fonksiyonlarını ortadan kaldırmak için…

İdeolojik saiklerle okulları ayrıştıran 4+4+4 uygulamasına son vermek için…

200 bin öğretmen atamasının yapılması, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamasını kaldırılması, tüm öğretmenlerin kadrolu ve güvenceli istihdamını sağlamak için…

Hep birlikte kazanmak için
Gençlerin oyu HDP’ye ve Demirtaş’a.